19 Temmuz 2026

BİR KATIRCI PAZARLIĞI VE HAYATA DAİR İLK DERSLER.

Bir Katırcı Pazarlığı ve Hayata Dair İlk Dersler
Mehmet Yücebilgiç • 18 Temmuz 2026
Niğde / Ulukışla Tren İstasyonu — 1960'lı Yıllar
İnsan yaş aldıkça hafızasında bazı anılar daha da berraklaşıyor. Ben bugün 70'li yaşlarımda,
çocukluğumdan kalan öyle bir sahneyi hâlâ bütün ayrıntılarıyla hatırlıyorum.
 
Yıl 1960'lı yıllar…
Yer, Niğde / Ulukışla Tren İstasyonu.
Ben beş ya da altı yaşlarındayım. Küçücük ellerimle annemin mantosunun eteğinden
sımsıkı tutmuşum. Başımı yukarı kaldırmış, hayranlıkla yüzüne bakıyorum.
 Karşımızda bizi Bolkar Dağları'na götürecek katırcı var.
Annem, gideceğimiz yaylaya ulaşabilmek için katırcıyla pazarlık ediyor. Sakin, kararlı ve
kendinden emin…
Katırcı konuşmasını biraz gevşetip işi uzatmaya kalkınca, annemin bir anda değişen tavrını
bugün bile unutamıyorum.Öyle bir çıkış yaptı, öyle bir kararlılık gösterdi ki, katırcıyı adeta fırıldak gibi döndürdü.
 
O gün sadece bir pazarlık izlemedim. Bir annenin, sınırlı imkânlarla ailesini ayakta tutma
mücadelesini izledim.
Bugün düşünüyorum da…
1960'lı yıllarda… Kadınların çalışma hayatında çok daha az yer aldığı, ulaşımın son derece
güç olduğu, yolların olmadığı, haberleşmenin sınırlı kaldığı yıllarda…
Annem bütün aileyi alıp Adana'nın sarı sıcağından uzaklaştırmak için; Niğde'nin,
Aladağlar'ın, Toroslar'ın ve Bolkarlar'ın eşsiz doğasıyla buluşturuyordu.
 Üstelik bunu çok sınırlı bir bütçeyle başarıyordu.
Bugün bile kendi kendime soruyorum: Bunu nasıl yapabiliyordu?
İnanın, hâlâ tam olarak anlayabilmiş değilim.
Bolkar Dağları — annemin bizi götürdüğü yayla topraklarından bir kare 
Fakat yıllar bana şunu öğretti:
Annem bize sadece yayla tatili yaptırmıyordu.
Doğayı seviyordu…
İnsanları tanımayı öğretiyordu…
Zorluklarla mücadele etmeyi gösteriyordu…
Ve en önemlisi, çocuklarının hafızasına ömür boyu silinmeyecek anılar bırakıyordu.
Belki de bugün doğaya olan sevgimin, dağlara duyduğum saygının, açık suda kulaç atarken
hissettiğim özgürlüğün temeli o yıllarda atıldı.
 Her kulaç attığımda…
Her dağ yolunda yürüdüğümde…
Annemi yeniden hatırlıyorum.
Ruhu şad olsun.
Çünkü bana bıraktığı en büyük miras ne para oldu ne de mal…
Hayatı cesaretle yaşamayı öğreten unutulmaz anılar oldu.

12 Temmuz 2026

MASTER YÜZÜCÜLER İÇİN LONGEVITY VE SÜRDÜRÜLEBİLİR SPOR YAŞAMI


MASTER YÜZÜCÜLER İÇİN
LONGEVITY
ve
SÜRDÜRÜLEBİLİR SPOR YAŞAMI
Bunu uygulayabilmek için ne yapmalı?

Mehmet YÜCEBİLGİÇ
Rekortmen Master Milli Yüzücü
gulaymehmetyucebilgic.blogspot.com
Ön Söz
Özellikle son zamanlarda TV ve sosyal medyada çok görünen profesörlerin ağızlarına pelesenk ettiği "longevity" konusunda ne bilgiler, ne bilgiler... Soruyorum: Öyleyse bir sporcu olarak ben, uzun ömürden bahsetmeden "sürdürülebilir bir sporcu, master yüzücü nasıl olurum?" sorusuna nasıl cevap bulurum?
Alabileceğimiz cevaplar genellikle ya hastane, pahalı takviyeler ya da muayenehane yol tarifinden ibaret kalıyor.
Bu temel düşünceden hareketle, her zaman olduğu gibi 65 yaş üzeri sporculara kıymet veren İskandinav ve dünyadaki belli başlı bilim insanlarının çalışmalarını inceledim. Aşağıda başlıklarına göre özetle açıklıyorum.
1. Giriş ve Amaç
Bu inceleme, 65 yaş üzeri master yüzücülerin antrenman programına "longevity" (uzun ve sağlıklı ömür) perspektifini nasıl entegre edebileceğini; performans hedefleriyle sürdürülebilir bir spor yaşamının nasıl dengelenebileceğini ele almaktadır.
Vurgulamak istediğim esas amacım: sadece belirli bir sezonda iyi bir performans göstererek kürsü yapıp madalya almak değil; on yıllar boyunca antrenman yapabilme, yarışabilme ve suyla ilişkiyi sürdürebilme kapasitesini nasıl koruyabilirim sorusuna cevap verebilmektir.
2. Longevity'nin Yedi Bileşeni
2.1 Polarize Antrenman (Fizyolojik Temel)
Z1+Z2 ağırlıklı (≥%80) antrenman yapısı, kardiyovasküler sistemi aşırı yormadan aerobik kapasiteyi korur. Norveç Metodu'nun temel mantığı budur: yüksek hacim + düşük yoğunluk, kollateral dolaşımı geliştirir, eklem ve bağ dokusuna binen kümülatif yükü azaltır.
65+ yaş grubunda bu, "her antrenmanda yorulma" yerine "yıllar boyu antrenman yapabilme" hedefine hizmet ettiği denenmiş; dört aydır ben de büyük bir disiplinle uygulamakta ve yarışmalarda test etmekteyim.
2.2 Vagal Tonus ve Otonom Sinir Sistemi
Yaşla birlikte azalan vagal tonus, longevity literatüründe en güçlü belirleyicilerden biridir. Düşük istirahat kalp atım hızı, yüksek HRV ve hızlı HRR toparlanması ile nefes ritim teknik çalışmalarının bu sistemi doğrudan beslediği tespit edilmiştir.
2.3 Kas Kütlesi ve Güç Koruması (Sarkopeni Önleme)
Yüzme tek başına yeterli direnç uyarısı vermeyebilir; kara antrenmanı (kuru direnç, özellikle omuz-kalça-core) sarkopeniyi geciktirmede kritik rol oynar. Güncel meta-analizler, haftada 2-3 kez uygulanan orta yoğunluklu ve düzenli direnç antrenmanının yaşlı yetişkinlerde kas kütlesi, kuvvet ve fonksiyonel performansı anlamlı şekilde iyileştirdiğini göstermektedir.
Longevity açısından güç kaybı, düşme riski ve fonksiyonel bağımsızlıkla doğrudan bağlantılıdır.
2.4 Teknik Verimlilik = Eklem Ömrü
SWOLF ve vuruş mesafesi gibi verimlilik metrikleri sadece hız için değil, eklem başına düşen yükü azaltmak için de önemlidir. Kötü teknik + yüksek hacim, omuz ve diz gibi eklemlerde erken yıpranmaya yol açtığı görülmüş; sürdürülebilirliğin en büyük düşmanının bu olduğu belirlenmiştir.
2.5 Periyodizasyon ve Aşırı Antrenmandan Kaçınma
EPOC takibi, mikro-blok yapılanması, taper dönemleri — bunların hepsi "bu sezonu bitirme" değil "10 yıl sonra da yüzüyor olma" perspektifiyle kurgulanmalıdır.
Yaşlanan vücutta toparlanma (recovery) süresi uzar; bu bir zayıflık değil, planlamaya girmesi gereken bir parametredir.
2.6 Ölçüm ve Geri Bildirim Döngüsü
Suunto gibi araçlarla objektif veri takibi (HRV, CSS, zon uyumu), öznel "bugün nasıl hissediyorum" bilgisiyle birleştiğinde aşırı yüklenmeyi erken yakalama imkânı verir — bu da sürdürülebilirliğin operasyonel tarafıdır.
2.7 Zihinsel-Sosyal Boyut
Harvard Yetişkin Gelişimi Çalışması'nın 80 yılı aşkın bulguları, güçlü sosyal bağların uzun ve sağlıklı bir yaşamın en tutarlı belirleyicilerinden biri olduğunu göstermektedir. Topluluk bağı, anlam duygusu ve disiplinli ritüel, manevi pratik, uzun süreli sporcu kariyerlerinin ortak paydası olarak öne çıkmaktadır.
3. Nöromüsküler Sistem
3.1 Motor Ünite Kaybı ve Kompanzasyonu
65+ yaşta en büyük tehdit kas kütlesi kaybından çok, hızlı-kasılan (Tip II) motor ünitelerin seçici kaybıdır. Bu, kuvvetten çok "patlayıcılık" ve reaksiyon hızını azaltır.
Karşı önlem:
● Düşük hacimli, düzenli patlayıcı uyaranlar: 10-15m maksimal efor vuruş setleri, uzun dinlenmeli
● Kara antrenmanında kontrollü sıçrama / medicine ball atışları
3.2 Nöral Sürüş (Neural Drive) Korunması
Yaşla azalan kas-sinir iletim hızı, teknik bozulmaya (vuruş ritmi kayması, koordinasyon zayıflaması) yol açabilir. Bunu geciktirmenin en etkili yolu ağır yük değil, hareket kalitesi ve karmaşıklığıdır: drill çeşitliliği, çift taraflı nefes, koordinasyon setleri (örn. catch-up, 3-3-3). Sinir sistemi "kullanılmayan yolu unutur" prensibiyle çalışır.
3.3 Proprioseptif (Derin Duyu) Antrenman
Su içi denge duygusu ve vücut farkındalığı (body awareness), düşme riskini azaltan kara dengesiyle de ilişkilidir. Tek kollu yüzme, gözü kapalı drill, yavaş-kontrollü teknik çalışmalar proprioseptif sistemi besler.
3.4 Direnç Antrenmanı Sıklığı
Haftada 2 seans, düşük-orta yük, yüksek tekrar aralığı (8-12) idealdir — özellikle omuz rotator cuff, skapular stabilizatörler ve core için. Amaç maksimal kuvvet değil, kuvvet idamesi ve eklem korumasıdır.
NSCA'nın (National Strength and Conditioning Association) yetişkinler için direnç antrenmanı pozisyon bildirgesi, master sporcularda nöromüsküler aktivasyonun sedanter yaşıtlara göre belirgin şekilde daha iyi korunduğunu vurgulamaktadır.

4. Kardiyo Kollateral Sistem Gelişimi
4.1 Kollateral Damarlanmanın Fizyolojik Tetikleyicisi
Koroner kollateral gelişimi (arteriyogenez), esas olarak donör ve hedef damar arasındaki basınç farkının yarattığı duvar kayma gerilimi (shear stress) ile tetiklenir. Bu mekanizma hem orta hem yüksek yoğunluklu antrenmanla uyarılabilir; güncel randomize çalışmalar, 4 haftalık orta ve yüksek yoğunluklu antrenman programlarının koroner kollateral akım indeksinde benzer düzeyde (~%40) artış sağladığını göstermiştir.
Kollateral damarlanma bu haliyle olası bir koroner tıkanıklık durumunda "doğal bypass" işlevi görebilir.
4.2 Hacim ve Yoğunluğun Rolü
Norveç Metodu'nun %80 Z1+Z2 mantığı, kronik ve sürdürülebilir bir egzersiz uyaranı sağlayarak kardiyoprotektif bir etki oluşturur (kalp kası hasarını azaltarak veya önleyerek kalbi koruyan her türlü yaşam tarzı alışkanlığı); kollateral gelişimi tetikleyen shear stress ise tekrarlayan, düzenli maruziyetle biriken bir etkidir. Haftalık toplam düşük-orta yoğunluk süresi, tek seansların şiddetinden en az o kadar belirleyicidir.
4.3 Yoğun Setlerin Rolü
Z4-Z5 gibi yüksek yoğunluk setleri endotel fonksiyonunu ve VO2max'ı destekleyerek dolaylı katkı sağlar. Ancak bu setlerin sıklığı düşük, izlemi sıkı olmalıdır (EPOC, HRR-1 takibi gibi).

Sonuç
Amacımı derlediğim makalemin girişinde belirtmiştim. 59 yıldır sporun çeşitli dallarını yaptım, yapmaktayım. Başlangıçta uygulayacağım programlara benim hiç katkım olmadı. Aynı antrenman programı 10 kulvardaki tüm sporculara aynen uygulanmaktaydı. Özel çalıştırılanlar hariç kişiye özel antrenman programına rastlamadım! Oysa bilimsel program kişiye özel olmalıydı.
Master yüzücü olunca kendi programımı kendim yazmak zorunda kaldım. Çalışmalarımla birlikte çoklu bilimselliği atladığımı fark ettim! Bu araştırmayı ve derlediğim makaleleri yayınlayarak amacım, daha genç master yüzücülerde farkındalık yaratmaktır.

Kulaçlarınız güçlü,
nefesiniz daim olsun.
Mehmet YÜCEBİLGİÇ
Rekortmen Master Milli Yüzücü

29 Haziran 2026

İSTANBULU YÜZÜYORUM! 2026 1500M AÇIK SU YÜZME ŞAMPİYONASI

​Bugün İBB Spor İstanbul’un muhteşem organizasyonu "İstanbul’u Yüzüyorum" Açık Su Yüzme Şampiyonası’nda, sporun birleştirici gücüyle dostlarımızla bir aradaydık. Geçtiğimiz hafta OYAK 65. Yıl Koşusu’nun ardından, bu hafta da rotamızı denize çevirdik.
Yarışma benim için özel bir anlam taşıyordu; dört aydır disiplinle uyguladığım "Norveç Antrenman Sistemi"nin ilk gerçek saha testiydi. Yarış esnasında karşılaştığımız deniz anası kolonileri ve zorlu deniz koşulları, işin içine bir de "deniz analarından sakınmak için odaklanma" mücadelesi kattı.
Ancak finişe ulaştığımda hissettiğim en büyük zafer, madalyadan ziyade, 59 yıllık spor hayatımda ilk kez sistemin kurallarına sadık kalarak, nefes nefese kalmadan bu zorlu etabı tamamlamış olmaktı.
Eşim Gülay’ın desteği, dostlarımızın samimi tebessümleri ve günün sonunda gelen o sürpriz kürsü başarısı... Tüm acıları unutturan, muhteşem bir gün oldu.
​Yeni sistemimle yola devam; nice sağlıklı ve dinamik etkinliklerde buluşmak dileğiyle! 
28.Haziran.2026
İstanbul

#İstanbuluYüzüyorum #Sporİstanbul #NorveçMetodu #AçıkSuYüzme #MasterYüzme #SporHayattır #YaşamBoyuSpor

17 Haziran 2026

FMV IŞIKLI BAŞARILI SPORCU ÖDÜL TÖRENİ

FMV IŞIKLI BAŞARILI SPORCU ÖDÜLLERİ.
Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV), Feyz-i Sıbyan Mektebi adıyla, 1885 yılında Selanik'te kurulan ve Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan döneme" IŞIK "adı Ulu önder Atatürk tarafından verilmiş bir kurumun; "Işık Spor Kulübünde uzun yıllar formasını giyerek Master Yüzme Takımında kulaç atmanın;onlarca Rekor kırmanın,Ulusal ve Uluslararası Şampiyonluğu tatmanın Gülayım ile birlikte keyfine vardık.
Gülay ile birlikte yıllar içerisinde, FMV Işık Okulları gibi "sivil bir kurumda" cıvıl cıvıl 7/15 yaş öğrenci sporcuların başarılarına inanılmaz enerjilerine tanıklık ettik o enerjiler bizim enerji kaynağımız oldu.
Bu kez yine; 2025-2026 IŞIKLI BAŞARILI SPORCULAR ÖDÜL TÖRENİNDEYİZ.
Spor Salonundaki dinamik atmosfer muhteşem: yanımda oturan 15 yaşındaki FMV Öğrenci Sporcu bana dönerek, Veli misiniz? Diye sorunca şaşırmadım! 
Çünkü o an ben; 15'indeki ADANA DEMİR SPOR FORMALI Genç Milli Yüzücü Mehmet YÜCEBİLGİÇ'i düşünüyordum!
Genç Sporcuya; inşaallah sen de 70' inde sen de bu törenleri yaşarsın! Dedim..
Gerçekten de küçük yaşta kısıtlı koşullarla spor aşkını bana aşılayan; dualarıyla, maddi ve manevi yönden motive ederek destekleyen "Annemin Ruhu Şad Olsun" ..
Bu kez yanımda tüm gücüyle; destek olup esas hedefin; Madalya olmayıp "sürdürülebilir bir sporcu yaşamı" için gerekli olan şartları sağlamak ve uygulamak olduğu gerçeğini devamlı hatırlatan Can Dostum Gülayım ...
İşte bu duygular içinde iken Ödül Alma Sırası bana gelmişti..
Törende ödülü Gülay ile ikimiz adını alırken; 70'inde bana bu  ayrıcalıklı ödülü alma güç ve iradesini veren Allahıma şükür ettim..
Mehmet YÜCEBİLGİÇ
Rekortmen Master Milli Yüzücü
16 HAZİRAN 2026
MASLAK İSTANBUL
FMV AYAZAĞA KAMPÜSÜ

14 Haziran 2026

OYAK 65NCİ YIL KOŞUSU 5 K KOŞU BİRİNCİLİĞİ...

"49. ncu evlenme Yıl Dönümüne Muhteşem Bir Sürpriz: İlk OYAK Koşusu ve Birincilik Kürsüsü!"
Bugün hayatımın en özel, en heyecanlı ve duygu dolu günlerinden birini yaşadım. OYAK’ın kuruluşunun 65. yıl dönümü vesilesiyle bu yıl ilk kez organize edilen OYAK Koşusu için yollardaydık.
​"Yollardaydık" diyorum çünkü yarışın sabahın erken saatlerine alınmasıyla birlikte saat 05:00'te Gülay ile uyandık, hazırlıklarımızı heyecanla tamamlayıp yarışma bölgesinin yolunu tuttuk. Bizim bu 5K koşusuna katılma motivasyonumuz aslında çok netti: Tam 10 yıllık bir aradan sonra ilk icra edilen OYAK yarışma atmosferini solumak, eski dostlarımızı görmek ve çok sevdiğimiz atletizm sosyal çevresinin içinde yeniden yer alabilmek...
​Ancak günün asıl büyük sürprizi, yarış bittiğinde bizi bekliyordu!
​Kürsüde İki Kalp, Tek Kupa
​Hiç aklımızda yokken, 5K Koşusunun ardından kendimizi birincilik kürsüsünde bulduk! Gülay ile birlikte kürsüye çıkıp kupamızı beraber kaldırdığımız o an, hayatımız boyunca unutamayacağımız bir anı olarak hafızalarımıza kazındı.
​Bu başarı, bizim için sadece bir spor derecesi değil; aynı zamanda 49. Evlenme Yıldönümümüzün en anlamlı, en beklenmedik ve en güzel sürpriz ödülü oldu. 
Hayat ortaklığımızı birincilik kürsüsünde taçlandırmak kelimelerle tarif edilemez bir mutluluk.
"Kusursuz Organizasyon ve Sosyal Özlem"
​Organizasyona değinmeden geçmek haksızlık olur. OYAK disiplini, titiz planlaması ve kusursuz uygulaması her detayda kendini hissettiriyordu. Hatta OYAK Genel Müdürü Sayın Murat Yalçıntaş’ın da bizzat 5K koşusuna katılıp yarışı başarıyla bitirmesi dikkatimi çeken ve takdir ettiğim çok güzel bir detay oldu.
​Yarışma sabahın erken saatlerinde bitti ama bizim için gün asıl o zaman başladı. Ödül törenini beklerken güneş altında zaman zaman ayakta kalsak da, bu süreç günün en keyifli kısmıydı. Bizim en çok sevdiğimiz, sosyal iletişimin en yoğun olduğu andı o anlar... Eski dostlarla karşılaşıp hasret giderip yarenlik ederken, bir yandan da pozitif, pırıl pırıl yeni arkadaşlar edinmenin keyfini sonuna kadar yaşadık.
9
Gülayım, Can Dostum...
​Bu başarının ardındaki gizli kahramana, hayat arkadaşıma ayrı bir parantez açmam gerekiyor. Gülayım; bu süreçte benden çok daha fazla yorulduğunu, her anımda bana verdiğin o sonsuz destekle bu başarıya sağlıkla ulaştığımı çok iyi biliyorum ve bunun derin bir idraki içindeyim.
​İyi ki varsın! İyi ki evlatlarımın annesi, canımız Rüzgar’ımızın babaannesisin...
​Yıldönümümüz, gelecekte birlikte göreceğimiz daha nice sağlıklı, huzurlu ve başarı dolu güzel yılların muştucusu olsun.
​Nice yıllara, Can Dostun...
14.Haziran 2026
İstanbul

13 Haziran 2026

EVLİLİĞİMİZİN 49 YILINDA USUMDAN YANSIYANLAR...

EVLİLİĞİMİZİN 49NCU YILINDA; USUMDAN YANSIYANLAR...
Öncelikle Ulu Allaha, bugünlere ulaşmamızda; zor ve katlanılması zor günlerimizde kimseden yardım beklemeden, birbirimize karşılıklı destek vererek ayağa kalkıp hedefimize yürüme güç ve iradesini verdiği için şükrediyorum.
En çok karşılaştığımız soruların başında; 49 yıllık evlilik ve 4 yıllık da tanışma söz ve nişan dönemini katarsak 53 yıl birbirinize nasıl katlandınız? 
Düşünce ikizi misiniz?
Ben üçüncü evliliğime adım atacağım? Bu beraberliği nasıl sağlayacağım,tavsiyeniz?
Soruları yer almaktadır.
Öncelikle; sevginin katalizör görevi yaptığı tek şey; "Sorumluluğu kabul etmektir."
Öncelikle çiftler karşılıklı fedakarlığa evet diyebilmeli, diğer aileler/fertler ile mukayese ederek hareket etmekten kaçınmalı, 
Yıllar geçtikçe bu fedakarlık pekişince, fedakarlık yerini "Karşılıksız Katlanmaya" bırakmaktadır.
Karşılıksızlık; eşlerin; kurulan birlikteliğin sağlıklı ve dinamik olarak daim olması için; ruhen ve bedenen varlıklarını birbirine adamasıdır.
Yıllar içerisinde;bu olumluluğu sürdürülebilir kılabilmesi için moda deyimiyle "konfordan uzaklaşıp" hareketli yaşamı tercih
etmenin ve yeni alışkanlıklar edinmenin keyfini daha çok yaşamaktayız! Hatta yeni alışkanlıkları deneyimlemenin ne denli zor olduğu ama bir o kadarda keyifli olduğunu yaşamaktayız.
Bir de son yıllarda "bize iyi gelen sosyal çevrenin" içinde bulunmanın tadını anlatamam..
Okuyunca ne düşündüğünüzü duyar gibiyim..
Evet; evlilik zor bir birliktelik; lütfen yaşamınızı tek taraflı düşünce ve hayallere kapılarak
değilde, doğacak evlat / evlatlarınızın Türkiyem sevdalısı olarak büyütmeyi hedef alarak karar vermenizi gönülden dilerim..
Bana; bu düşüncelerimi yazdırma rahatlık ve öz güvenini veren Can Dostum Gülayıma şükranlarımı sunuyorum..
İyi ki Varsın!
İyi ki bu Güzel aileyi seninle kurup
Vefalı Evlatlar yetiştirdik..
Allahım güzel ailemizle birlikte varlığımızı daim 49 ncu yılımızı Kutlu ve Sağlıklı kılsın..
Mehmet YÜCEBİLGİÇ
12 Haziran 2026
Evliliğimizin 49 ncu Yıldönümü
İstanbul