"49. ncu evlenme Yıl Dönümüne Muhteşem Bir Sürpriz: İlk OYAK Koşusu ve Birincilik Kürsüsü!"
Bugün hayatımın en özel, en heyecanlı ve duygu dolu günlerinden birini yaşadım. OYAK’ın kuruluşunun 65. yıl dönümü vesilesiyle bu yıl ilk kez organize edilen OYAK Koşusu için yollardaydık.
"Yollardaydık" diyorum çünkü yarışın sabahın erken saatlerine alınmasıyla birlikte saat 05:00'te Gülay ile uyandık, hazırlıklarımızı heyecanla tamamlayıp yarışma bölgesinin yolunu tuttuk. Bizim bu 5K koşusuna katılma motivasyonumuz aslında çok netti: Tam 10 yıllık bir aradan sonra ilk icra edilen OYAK yarışma atmosferini solumak, eski dostlarımızı görmek ve çok sevdiğimiz atletizm sosyal çevresinin içinde yeniden yer alabilmek...
Ancak günün asıl büyük sürprizi, yarış bittiğinde bizi bekliyordu! Kürsüde İki Kalp, Tek Kupa
Hiç aklımızda yokken, 5K Koşusunun ardından kendimizi birincilik kürsüsünde bulduk! Gülay ile birlikte kürsüye çıkıp kupamızı beraber kaldırdığımız o an, hayatımız boyunca unutamayacağımız bir anı olarak hafızalarımıza kazındı.
Bu başarı, bizim için sadece bir spor derecesi değil; aynı zamanda 49. Evlenme Yıldönümümüzün en anlamlı, en beklenmedik ve en güzel sürpriz ödülü oldu.
Hayat ortaklığımızı birincilik kürsüsünde taçlandırmak kelimelerle tarif edilemez bir mutluluk.
"Kusursuz Organizasyon ve Sosyal Özlem"
Organizasyona değinmeden geçmek haksızlık olur. OYAK disiplini, titiz planlaması ve kusursuz uygulaması her detayda kendini hissettiriyordu. Hatta OYAK Genel Müdürü Sayın Murat Yalçıntaş’ın da bizzat 5K koşusuna katılıp yarışı başarıyla bitirmesi dikkatimi çeken ve takdir ettiğim çok güzel bir detay oldu.
Yarışma sabahın erken saatlerinde bitti ama bizim için gün asıl o zaman başladı. Ödül törenini beklerken güneş altında zaman zaman ayakta kalsak da, bu süreç günün en keyifli kısmıydı. Bizim en çok sevdiğimiz, sosyal iletişimin en yoğun olduğu andı o anlar... Eski dostlarla karşılaşıp hasret giderip yarenlik ederken, bir yandan da pozitif, pırıl pırıl yeni arkadaşlar edinmenin keyfini sonuna kadar yaşadık.
Gülayım, Can Dostum...
Bu başarının ardındaki gizli kahramana, hayat arkadaşıma ayrı bir parantez açmam gerekiyor. Gülayım; bu süreçte benden çok daha fazla yorulduğunu, her anımda bana verdiğin o sonsuz destekle bu başarıya sağlıkla ulaştığımı çok iyi biliyorum ve bunun derin bir idraki içindeyim.
İyi ki varsın! İyi ki evlatlarımın annesi, canımız Rüzgar’ımızın babaannesisin...
Yıldönümümüz, gelecekte birlikte göreceğimiz daha nice sağlıklı, huzurlu ve başarı dolu güzel yılların muştucusu olsun.
Nice yıllara, Can Dostun...
14.Haziran 2026
İstanbul