29 Haziran 2026

İSTANBULU YÜZÜYORUM! 2026 1500M AÇIK SU YÜZME ŞAMPİYONASI

​Bugün İBB Spor İstanbul’un muhteşem organizasyonu "İstanbul’u Yüzüyorum" Açık Su Yüzme Şampiyonası’nda, sporun birleştirici gücüyle dostlarımızla bir aradaydık. Geçtiğimiz hafta OYAK 65. Yıl Koşusu’nun ardından, bu hafta da rotamızı denize çevirdik.
Yarışma benim için özel bir anlam taşıyordu; dört aydır disiplinle uyguladığım "Norveç Antrenman Sistemi"nin ilk gerçek saha testiydi. Yarış esnasında karşılaştığımız deniz anası kolonileri ve zorlu deniz koşulları, işin içine bir de "deniz analarından sakınmak için odaklanma" mücadelesi kattı.
Ancak finişe ulaştığımda hissettiğim en büyük zafer, madalyadan ziyade, 59 yıllık spor hayatımda ilk kez sistemin kurallarına sadık kalarak, nefes nefese kalmadan bu zorlu etabı tamamlamış olmaktı.
Eşim Gülay’ın desteği, dostlarımızın samimi tebessümleri ve günün sonunda gelen o sürpriz kürsü başarısı... Tüm acıları unutturan, muhteşem bir gün oldu.
​Yeni sistemimle yola devam; nice sağlıklı ve dinamik etkinliklerde buluşmak dileğiyle! 
28.Haziran.2026
İstanbul

#İstanbuluYüzüyorum #Sporİstanbul #NorveçMetodu #AçıkSuYüzme #MasterYüzme #SporHayattır #YaşamBoyuSpor

17 Haziran 2026

FMV IŞIKLI BAŞARILI SPORCU ÖDÜL TÖRENİ

FMV IŞIKLI BAŞARILI SPORCU ÖDÜLLERİ.
Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV), Feyz-i Sıbyan Mektebi adıyla, 1885 yılında Selanik'te kurulan ve Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan döneme" IŞIK "adı Ulu önder Atatürk tarafından verilmiş bir kurumun; "Işık Spor Kulübünde uzun yıllar formasını giyerek Master Yüzme Takımında kulaç atmanın;onlarca Rekor kırmanın,Ulusal ve Uluslararası Şampiyonluğu tatmanın Gülayım ile birlikte keyfine vardık.
Gülay ile birlikte yıllar içerisinde, FMV Işık Okulları gibi "sivil bir kurumda" cıvıl cıvıl 7/15 yaş öğrenci sporcuların başarılarına inanılmaz enerjilerine tanıklık ettik o enerjiler bizim enerji kaynağımız oldu.
Bu kez yine; 2025-2026 IŞIKLI BAŞARILI SPORCULAR ÖDÜL TÖRENİNDEYİZ.
Spor Salonundaki dinamik atmosfer muhteşem: yanımda oturan 15 yaşındaki FMV Öğrenci Sporcu bana dönerek, Veli misiniz? Diye sorunca şaşırmadım! 
Çünkü o an ben; 15'indeki ADANA DEMİR SPOR FORMALI Genç Milli Yüzücü Mehmet YÜCEBİLGİÇ'i düşünüyordum!
Genç Sporcuya; inşaallah sen de 70' inde sen de bu törenleri yaşarsın! Dedim..
Gerçekten de küçük yaşta kısıtlı koşullarla spor aşkını bana aşılayan; dualarıyla, maddi ve manevi yönden motive ederek destekleyen "Annemin Ruhu Şad Olsun" ..
Bu kez yanımda tüm gücüyle; destek olup esas hedefin; Madalya olmayıp "sürdürülebilir bir sporcu yaşamı" için gerekli olan şartları sağlamak ve uygulamak olduğu gerçeğini devamlı hatırlatan Can Dostum Gülayım ...
İşte bu duygular içinde iken Ödül Alma Sırası bana gelmişti..
Törende ödülü Gülay ile ikimiz adını alırken; 70'inde bana bu  ayrıcalıklı ödülü alma güç ve iradesini veren Allahıma şükür ettim..
Mehmet YÜCEBİLGİÇ
Rekortmen Master Milli Yüzücü
16 HAZİRAN 2026
MASLAK İSTANBUL
FMV AYAZAĞA KAMPÜSÜ

14 Haziran 2026

OYAK 65NCİ YIL KOŞUSU 5 K KOŞU BİRİNCİLİĞİ...

"49. ncu evlenme Yıl Dönümüne Muhteşem Bir Sürpriz: İlk OYAK Koşusu ve Birincilik Kürsüsü!"
Bugün hayatımın en özel, en heyecanlı ve duygu dolu günlerinden birini yaşadım. OYAK’ın kuruluşunun 65. yıl dönümü vesilesiyle bu yıl ilk kez organize edilen OYAK Koşusu için yollardaydık.
​"Yollardaydık" diyorum çünkü yarışın sabahın erken saatlerine alınmasıyla birlikte saat 05:00'te Gülay ile uyandık, hazırlıklarımızı heyecanla tamamlayıp yarışma bölgesinin yolunu tuttuk. Bizim bu 5K koşusuna katılma motivasyonumuz aslında çok netti: Tam 10 yıllık bir aradan sonra ilk icra edilen OYAK yarışma atmosferini solumak, eski dostlarımızı görmek ve çok sevdiğimiz atletizm sosyal çevresinin içinde yeniden yer alabilmek...
​Ancak günün asıl büyük sürprizi, yarış bittiğinde bizi bekliyordu!
​Kürsüde İki Kalp, Tek Kupa
​Hiç aklımızda yokken, 5K Koşusunun ardından kendimizi birincilik kürsüsünde bulduk! Gülay ile birlikte kürsüye çıkıp kupamızı beraber kaldırdığımız o an, hayatımız boyunca unutamayacağımız bir anı olarak hafızalarımıza kazındı.
​Bu başarı, bizim için sadece bir spor derecesi değil; aynı zamanda 49. Evlenme Yıldönümümüzün en anlamlı, en beklenmedik ve en güzel sürpriz ödülü oldu. 
Hayat ortaklığımızı birincilik kürsüsünde taçlandırmak kelimelerle tarif edilemez bir mutluluk.
"Kusursuz Organizasyon ve Sosyal Özlem"
​Organizasyona değinmeden geçmek haksızlık olur. OYAK disiplini, titiz planlaması ve kusursuz uygulaması her detayda kendini hissettiriyordu. Hatta OYAK Genel Müdürü Sayın Murat Yalçıntaş’ın da bizzat 5K koşusuna katılıp yarışı başarıyla bitirmesi dikkatimi çeken ve takdir ettiğim çok güzel bir detay oldu.
​Yarışma sabahın erken saatlerinde bitti ama bizim için gün asıl o zaman başladı. Ödül törenini beklerken güneş altında zaman zaman ayakta kalsak da, bu süreç günün en keyifli kısmıydı. Bizim en çok sevdiğimiz, sosyal iletişimin en yoğun olduğu andı o anlar... Eski dostlarla karşılaşıp hasret giderip yarenlik ederken, bir yandan da pozitif, pırıl pırıl yeni arkadaşlar edinmenin keyfini sonuna kadar yaşadık.
9
Gülayım, Can Dostum...
​Bu başarının ardındaki gizli kahramana, hayat arkadaşıma ayrı bir parantez açmam gerekiyor. Gülayım; bu süreçte benden çok daha fazla yorulduğunu, her anımda bana verdiğin o sonsuz destekle bu başarıya sağlıkla ulaştığımı çok iyi biliyorum ve bunun derin bir idraki içindeyim.
​İyi ki varsın! İyi ki evlatlarımın annesi, canımız Rüzgar’ımızın babaannesisin...
​Yıldönümümüz, gelecekte birlikte göreceğimiz daha nice sağlıklı, huzurlu ve başarı dolu güzel yılların muştucusu olsun.
​Nice yıllara, Can Dostun...
14.Haziran 2026
İstanbul

13 Haziran 2026

EVLİLİĞİMİZİN 49 YILINDA USUMDAN YANSIYANLAR...

EVLİLİĞİMİZİN 49NCU YILINDA; USUMDAN YANSIYANLAR...
Öncelikle Ulu Allaha, bugünlere ulaşmamızda; zor ve katlanılması zor günlerimizde kimseden yardım beklemeden, birbirimize karşılıklı destek vererek ayağa kalkıp hedefimize yürüme güç ve iradesini verdiği için şükrediyorum.
En çok karşılaştığımız soruların başında; 49 yıllık evlilik ve 4 yıllık da tanışma söz ve nişan dönemini katarsak 53 yıl birbirinize nasıl katlandınız? 
Düşünce ikizi misiniz?
Ben üçüncü evliliğime adım atacağım? Bu beraberliği nasıl sağlayacağım,tavsiyeniz?
Soruları yer almaktadır.
Öncelikle; sevginin katalizör görevi yaptığı tek şey; "Sorumluluğu kabul etmektir."
Öncelikle çiftler karşılıklı fedakarlığa evet diyebilmeli, diğer aileler/fertler ile mukayese ederek hareket etmekten kaçınmalı, 
Yıllar geçtikçe bu fedakarlık pekişince, fedakarlık yerini "Karşılıksız Katlanmaya" bırakmaktadır.
Karşılıksızlık; eşlerin; kurulan birlikteliğin sağlıklı ve dinamik olarak daim olması için; ruhen ve bedenen varlıklarını birbirine adamasıdır.
Yıllar içerisinde;bu olumluluğu sürdürülebilir kılabilmesi için moda deyimiyle "konfordan uzaklaşıp" hareketli yaşamı tercih
etmenin ve yeni alışkanlıklar edinmenin keyfini daha çok yaşamaktayız! Hatta yeni alışkanlıkları deneyimlemenin ne denli zor olduğu ama bir o kadarda keyifli olduğunu yaşamaktayız.
Bir de son yıllarda "bize iyi gelen sosyal çevrenin" içinde bulunmanın tadını anlatamam..
Okuyunca ne düşündüğünüzü duyar gibiyim..
Evet; evlilik zor bir birliktelik; lütfen yaşamınızı tek taraflı düşünce ve hayallere kapılarak
değilde, doğacak evlat / evlatlarınızın Türkiyem sevdalısı olarak büyütmeyi hedef alarak karar vermenizi gönülden dilerim..
Bana; bu düşüncelerimi yazdırma rahatlık ve öz güvenini veren Can Dostum Gülayıma şükranlarımı sunuyorum..
İyi ki Varsın!
İyi ki bu Güzel aileyi seninle kurup
Vefalı Evlatlar yetiştirdik..
Allahım güzel ailemizle birlikte varlığımızı daim 49 ncu yılımızı Kutlu ve Sağlıklı kılsın..
Mehmet YÜCEBİLGİÇ
12 Haziran 2026
Evliliğimizin 49 ncu Yıldönümü
İstanbul

7 Mayıs 2026

65(+) YAŞ KATEGORİSİ MASTER YÜZÜCÜLER İÇİN" YENİ NORVEÇ ANTRENMAN SİSTEMİ "UYGULAMA VE DENEYİMLERİM!

65 ÜSTÜ MASTER YÜZÜCÜ NORVEÇ ANTRENMAN SİSTEMİ65(+)MASTER YÜZÜCÜLER İÇİN NORVEÇ ANTRENMAN SİSTEMİ

ÖNEMLİ UYARI! LÜTFEN ÜSTTEKİ TURUNCU RENKLİ
YAZININ ( SUNUM BAĞLANTI LİNKİDİR) ÜZERİNE TIKLAYARAK 
SUNUMU OKUYUNUZ!
65(+) YAŞ KATEGORİSİ MASTER YÜZÜCÜLER İÇİN YENİ NORVEÇ ANTRENMAN SİSTEMİ İLE İLGİLİ UYGULAMALI DENEYİMLERİM.

Ben Mehmet YÜCEBİLGİÇ Adana Sulama Kanallarından yüzme havuzlarına ve açık sulara kulaç atan; Rekortmen Master Milli Yüzücüyüm.

Pandemi ile yaşadığımız kabusdan hepimiz etkilendik...Ancak en çok etkilenenler de 65(+) yaş grubu oldu...
Torunum Rüzgar bile bana 
- Dede sen 65 yaşında değilsin değil mi ?
Bu soru öylesine çocuklar dahil tüm gençleri ile orta yaşlıların beyinlerinde" olumsuz" etki bıraktı ki ..Esas etkilenenler ise; mezar yerlerini bile hazırlatmaya başlamışlardı...
O yıllar 65(+) yaşlılar üzerindeki bu olumsuzluk muayene olmaya gittiğimiz doktorlara dahi yansımıştı...
Onlar için: Sporcu olmuşsunuz olmamışsınız hiç önemli değil 65 (+) misin? 
Artık dikkat etmelisin!
Artık ...lar ile devam eden ağdalı cümleler?
70(+) yaşa geldim? 
Pandemide ekilen olumsuzluk tohumları, yaşın verdiği doğal olumsuzluklar Türkiyemde zaten yok olan 65(+) spor tutkusu kurutulmak üzere..
Hatta Türk Devletleri Teşkilatı 7 den 70 e Herkes
 için Yüzme Şampiyonası "Türk Milli Takımı" seçmelerinde sıkı durun. Kategori 60(+) da son buluyor? 70(+) Kategorisi konmuyor? Slogan 7 den 70 e ancak kategori 60(+) ...
Ve 70 yaşında olan bendeniz 60 yaşındaki yüzücüler ile yarışmak zorunda kalıp Milli Takıma Seçildim.
Aynı durum belli başlı özel yüzme yarışlarında da görülmektedir.
2026 yılı Ocak ayında aklıma acaba 65(+) Elit Sporcular için; 59 yıldır uyguladığım Geleneksel Antrenman Sisteminin dışında: 65 (+) Elit sporcuların; Ruhsal,Fizyolojik ve Beyinsel olarak
pandemi sonuçları analiz edilerek bir YENİ ANTRENMAN SİSTEMİ BULUNMUŞ VE UYGULANILMIŞ MI?
Dünyada Türk ve Yabancı daha önce yeni kurbağalama tekniği için temas kurduğum Koçlarla da Uzun süren bir inceleme araştırmadan sonra Pandemi sonuçlarına göre özellikle 70(+) yaş kategorisi Sporcular için bir Spor Stratejisini " NORVEÇTE BULDUM"..
Ancak Elit Yüzücüler yok..
Norveçle temas kurdum..Yeni Norveç Antrenman Sistemini İncelemeye başladım!
Aradığım ana esas; alışageldiğimiz laktat eşiği için kan ölçümlerinden daha çok Kalp, koleteral Sistemi Geliştirecek,PreFrontKorteksi bir nebze askıda tutacak, az kulaç ve normal olarak eşik altı nabız ile antrenman yaparak, kaynakları ekonomik kullanarak , nöromüsküler sistemi yorgunluğa sokmadan kardiyak adaptasyonu maksimize ederek ,yarışmalarda az kulaç atarak aynı mesafeyi verimli yüzebilmek?
Düşündüklerim "Hayal gibi birşey idi! Genel ve Kardiyolog kontrollerinden geçtikten sonra
Bir aydır..Yapmış olduğum "yeni Norveç antrenman sistemine göre ulaştığım sonuç ve Kalp Grafiklerimi Kardiyoluğum ile paylaştım..
Başlangıç oldukça verimli idi.Büyük bir özveri gerektirdiğinin farkındayım!
Şimdi azim ve kararlıkla antrenmanlarıma devam ediyorum..
Ulaştığım sonuçlar sevindirici..Sistem hakkında
bilgi ve deneyimlerimi kısa sürede açıklayacağım..
Mehmet YÜCEBİLGİÇ
REKORTMEN MASTER MİLLİ YÜZÜCÜ.



16 Ocak 2026

YENİ YAŞIM VE CUMARTESİ GÜNÜNÜN TEVAFUKU

Aynı Gün, 
Aynı İnanç, 
Aynı Umut
17 Ocak 1953…Adana'da
Bir Cumartesi günü başlayan yolculuk.
Ve bugün…
17 Ocak 2026.
Yine Cumartesi.
Takvim yaprakları arasında tam 73 yıl,
Ama kalpte hâlâ merak,keşif, heyecan ve üretme arzusu…
Bugün, takvim bana 73’ü gösterirken
Ben içimde 50 lili yaşıma “merhaba” diyorum.
Çünkü yaş; sayılardan çok,
Ruhun dinamizmi, zihnin açıklığı ve kalbin niyeti ve bunların bedende yarattığı sinerji ile ölçülüyor.
Aynı günün, aynı Cumartesi’nin yeniden karşıma çıkması,
Bana bir şeyi fısıldıyor:
Hayat, doğru niyetle yürüyene bazen küçük ama anlamlı işaretler bırakıyor.
Bu yeni yaşımda;
Sağlıklı, dinamik, üretken ve iyilik yapma odaklı kalacağımı hissettiriyor.
Gülayım ile birlikte yeni hedefler keşfetmenin,
Ailemle, torunum Rüzgâr’la ve sevdiklerimle
Hayatı paylaşmanın kıymetini daha derinden biliyorum.
73 yaşımı;
Sadece kendim için değil,
Dokunduğum herkes için bir iyilik vesilesi kılmak niyetindeyim.
Biriktirilmiş deneyimleri rafta tutmak değil,
Uygulamak…
Paylaşmak…
İlham olmak…
Bunu düşünmek bile şimdiden içimi heyecanla dolduruyor.
Yeni yaşımın;
Önce huzur,
Sonra sağlık,
Ardından dinamik bir yaşam getirmesini
Kendim, ailem ve sevdiklerim için
Ulu Allah’tan diliyorum.
Yol uzun olabilir,
Ama niyet temizse adımlar hep sağlam olur.
Nice Cumartesilere…
Nice hedeflere…
Nice paylaşılan güzelliklere…
Yeni yaşım hayırlı ve uğurlu olsun!
Beni doğuran yaşamım boyunca rehberim olan
Canım Anam Ruhun Şad Olsun!
Sana Layık Olmak En Büyük İdealim...
Mehmet YÜCEBİLGİÇ
İSTANBUL
17 OCAK 2026

17 Aralık 2025

ÇOCUKLUĞUMDAN BUGÜNE “İTİBAR” PENCERESİNDEN BAKIŞ!

ÇOCUKLUĞUMDAN BUGÜNE “İTİBAR” PENCERESİNDEN BAKIŞ!


2026 yılına yaklaşırken;

Yeni bir yıl ile birlikte Yeni 70 li bir yaşın da eşiğindeyim.

Canım Anamın; "oğlum, yaş alınır ama ilerde seni yaş aldığında dik ve diri tutacak olan "itibarın" olacaktır," sözü aklıma geldi...

Her sınava , her yüzme yarışmasına katılmadan önce duasında "oğlum hayırlı başarılar" dediği gibi...


Onlu yaşlarda, her başarının hayırlı olduğunu sanarak, içimden de annemin bu sözlerine tebessüm ederdim..

Aynı bu söz gibi" itibar "sözünün de; (“saygınlık, onur, şeref, güvenilirlik, değer”) etkinliğinin, tesirinin çok da farkında değildim.

İşte böyle düşünceler sarmalında iken:  Yaşıtdaşlarımın, düşünce ve görüşlerinin etkisinde kalmadan, usumdakileri kağıda döküvermek istedim.

70 li yaşlarıma; şükürler olsun, dinamik ve yeni hedefleri olan bir Rekortmen Milli Master Yüzücüsü olarak girerken...

Çok kıymetli bir şeyi; halen deneyimleyerek yaşamanın ne denli " nefes " kadar önemli olduğunun ayırdına vardım...

Bu kelimenin; benim ruhuma ve bedenime aynı "gençlik aşısı" gibi etkili olduğunu deneyimlemekteyim..


Ve bu kelimenin bana yaşattığı ulvi düşünceyi ve pozitif değişimi Allahımın; bana, Gülayım ile birlikte yaşadığımız olumlu ve olumsuzlukları olgunlukla karşılayıp mücadelemizin bir ödülü, olarak algılamaktayım..


Nedir bu kelime derseniz? Canım Anamın orta okul, lise döneminde

kulağımda pelesenk ettiği "itibar" sözcüğü..."İTİBAR" derim...


Hz.Mevlânanın vuslata erişinin 752nci yıl dönümünde " itibar üzerine ne derin söylevleri olduğunu da araştırmaktan keyif almaktayım.

Hz.Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî, insana yalnızca bir beden olarak değil; bir ruh, ahlak ve öz bütünlüğü olarak bakmaktadır.

Ona göre hakiki değer; gösterişte değil, sadelikte ve doğrulukta(ahlak)dır.

Veciz sözlerinde bu anlamların derinliğini görmekteyim.

 "Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol"

Onun gözünde itibar, insanın "kendi özüne" sadakatidir.

 

Bu sözlerle birlikte Mevlâna için; itibar, dünyevi mevki ya da prestij değil; insanın kendi özündeki hakikate sadakatinin, erdemli yaşantısının ve sevgisiyle insanlara açtığı yüreğinin görkemi

olduğudur.


Benim özellikle 70 li yaşıma ayak bastıktan sonra İtibarın Değerinin Neden “Nefes” kadar önemli? Olduğunu biraz önce değindiğim gibi: Deneyimleyerek yaşamak, ruhuma ve bedenime adeta gençlik aşısı gibi geliyor. Bu algı, itibarın sadece “sosyal statü” olmadığını  aynı zamanda ruhsal bir beslenme, gönül doyumu, iç huzur kaynağı olduğunu yaşıyorum.



Ve şu sonuçlara varıyorum:

İtibar, insanın kendisine olan saygısını; kendisiyle barışık olmasını  sağlayan çimentodur. Bu da yaşınız ne olursa olsun insana dinamizm kazandırmaktadır.


Bugüne kadar  Gülayım ile birlikte çevremizle kurduğumuz sağlıklı, dürüst, saygılı ilişkiler; bize yalnızlığı değil; aidiyeti, sorumluluğu, paylaşımı, sosyal ilişkilerde çemberlerimizin ne denli çeşitli ve dinamik bir yapı meydana getirdiğini bunun da yaşamımızın anlamını derinleştirdiğini farkettirdi.

 

Maddi unsuru önceliklendirmeyen Manevi , mütevazi bir pusula: İtibar, insanı dünyevi çıkarların ötesinde canlılara saygı duymaya yöneltiyorsa, bu pusula insanı hakikate, edebe, güzelliklere yakınlaştırıp ruhen gençleştirdiğini yaşamaktayız.

 


Deneyimlerim sonucu; itibarı "nefesle" irtibatlandırmamın nedeni: Süreklilik arz etmesinin zorunlu olmasındadır, ritimde bozukluk varsa İTİBAR'da buhar olup uçuverir ...Nefes biter Can biter!

Özellikle benim gibi 70 li yaşlara gelindiğinizde "itibar karnenizi" siz doldurmadığınız gibi seçilmiş bir heyet veya komite de doldurmuyor!


Karneyi verenler  yine kendi sosyal çevrenizle birlikte yaşadıklarınızın tarafsız olarak o ana kadar ki farkında olmadan da yansıttıklarınızın aynanızda yansımasıdır.

Yansıma olumlu olunca,

“itibar” bu boyutlarıyla can buluyor,  hem bedenin hem ruhun dinçliğini ve diriliğini buna borçlu olduğunuzun ayırdına varıyorsunuz!


Dolayısıyla itibarın; yaşamınızın o anına kadar, salt bir toplumsal konum ya da dış görünüş olmadığını;  davranış, dürüstlük, karakter, söz ve eylem bütünlüğüyle inşa ettiğiniz, manevi ve toplumsal bir değer olduğunu deneyimliyorsunuz.

Ve İtibar ; öz davranışlarınızın sürekliliğini sağlayan "gençlik aşınız " oluyor!

2026 yılınızın sağlık ve itibarınızın katmerlenerek artması dileğiyle..

Mehmet YÜCEBİLGİÇ

15 ARALIK 2025

Göztepe-İstanbul